Değerli Batman Minibüsçüler Derneği Başkanı ve üyeleri,
Minibüsçülük mesleğinin zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Her gün onlarca insanı güvenle varacakları yere ulaştırmak, hava şartlarına aldanmadan direksiyon sallamak gerçekten büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Fakat bu sorumluluk, vatandaşları zor duruma sokacak zamlarla dengeyi bozmamalı.
Son aylarda ardı ardına gelen fiyat artışları, özellikle dar gelirli vatandaşların belini büyük ölçüede büktü. Ramazan Bayramı öncesinde yapılan son zam ise bu durumun zirve noktası oldu. Söz konusu artışın gerekçesi ne? Akaryakıt fiyatları, lastik değişim masrafları, tamir giderleri elbette var. Ancak gelir-gider dengesi gerçekten bu zammı meşrulaştırıyor mu?
Günlük tek sefer yapan minibüsler, karşılıklı olarak 14 yolcu taşıma kapasitesine sahip. Ortalama hesaplamalar gösteriyor ki aylık gelirin 100 bin TL’yi bulması mümkün. Yıllık 1 milyon 200 bin TL gibi bir rakamdan bahsediyoruz. Bu, Batman gibi bir şehirde bir asgari ücretlinin kazancının katbekat üzerinde.
Minibüs şoförlerinden biriyle yaptığım bir sohbette zam gerekçesi olarak “Bir yemek bile 400 TL olmuş” dendi. Fakat bir yemeği bir yolculukla kiyaslamak, hakkaniyetli bir değğerlendirme midir? Ankara’ya bin kilometre uzaklıkta olan bir şehre uçak bileti 1000 TL iken, 80 kilometrelik bir mesafeye 200 TL talep etmek mantıklı mıdır? Yolcuların büyük kısmını dar gelirli vatandaşlar oluşturuyor ve 200 TL onlar için göz ardı edilecek bir rakam değil.
Elbette zam kaçınılmaz olabilir. Ancak bu artış hakkaniyetle belirlenmelidir. Vatandaşı zora sokacak, seyahat etmeyi lüks haline getirecek zamlar yapılmamalıdır.
Unutmayın, piyasa dengesi her zaman değişebilir. Bugün bu kazancı gören başka kişiler de sektöre girerek rekabet oluşturabilir. O zaman bu zamlar sizi de zor duruma sokabilir.
Gelin, vatandaşın duasını alacak bir fiyat politikası belirleyelim. Fahiş fiyatlara dayanmayan, emeğin hakkını veren ama aynı zamanda yolcunun da hakkını koruyan bir sistem oluşturalım. Hakkaniyet her şeyden önemlidir.