Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cengiz Haşimoğlu

RİYA (2)

 

Sözler ve davranışların iyiliği ve samimiyeti arka plana itmesi, insanların beğenisini kazanmak için yapılmasını işaret eder.

İnsanların dini manada riya göstermesinin amacı çıkar sağlamak, statü elde etmek, çevre edinmek, reklam yapmaktır.

Örneğin insan haysiyetine ve onuruna aykırı olan yalan ve usulsüz işler yapmak, kutsal kabul edilen yaşam modeli açısından riya olgusunun canlılık kazanmasında etken olmakta.

Yine ibadetlerin gösteriş için değil, yaratıcının rızası ve şükran duygusunun dillendirilmesi için yapılması gibi…

İkiyüzlülük diye de tanımlanabilecek riya kavramında davranışların samimiyet dışı olması ve gösterişten uzak kalması değerlerin oluşumunda etkendir.

Hareket ve davranışlar sadelikten, samimiyetten uzaklaştığı oranda anlamını yitirir.

Samimi olmayan ve içten gelmeyen davranış ve eylemler düşünce kirliliği yaratır. Düşüncenin kirliliği de davranışların kibir ve gurur dolmasına yol açar.

Düşüncenin samimi olması kadar davranışların da kibir ve riyadan uzak olması ahlaki erdemlerin temelini oluşturur.

İnsan ilişkilerinin samimiyeti, erdem ve ahlak noktasında kabullenme ve değer verme duygularını canlandırdığından, kibir ve riya ile gösteriş duygusunu yaratan, insanlar arası ayrımcılığı körükleyen etkenlerin sonlanmasında önemli roller edinir.

“Zaman, ikiyüzlülüğün gizlediğini nasıl olsa bir gün ortaya çıkarır; Kusurlarını örtenin sonu nasıl olsa utançtır!” diyen W. Shakspeare, insani duyguların kötü olanını işaret ederken, utanç hissinin ikiyüzlülük maskesini yok edeceğini vurgulamakta.

Riya, diğer tanımı açısından gösteriş ve ikiyüzlülük ya da gerçekte olmayanı varmış gibi yansıtmaya çalışma hali, insan tabiatının kendini beğenme zafiyetinin uzantısı olduğundan düşüncelerin, davranışların ve temsil edilen statülerin sorumluluğunu yerine getirme konusundaki eksikliği veya yetersizliği de karşımıza çıkarır.

Farklılıklar ile ayrımcılık veya aykırılık arasındaki ince çizginin korunması, erdem ile ahlak sınırlarının özgürlük alanı ile olan hassas ilişkinin korunması kadar önemli bir ayrıntıyı önümüze seriyor.

İyi olan, insanın korunması ve toplumsal yaşam alanlarının kamusal alan bilinci ile sosyal kimliklerin desteklenmesidir.

Kötü olan ise ortak yaşam alanlarının kamuya açık özgürlükler alanı olduğunu unutup, bireysel özgürlük kimliğine yönelik ortak paydaları görmezlikten gelinmesi düşüncesine kapılmaktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER