HER ŞEYE RAĞMEN Mİ KAZANÇ..? (2)
Yukarı
HER ŞEYE RAĞMEN Mİ KAZANÇ..? (2)
SABAHATTİN HAMİDİ

HER ŞEYE RAĞMEN Mİ KAZANÇ..? (2)

Bu içerik 880 kez okundu.

      Evet kıymetli okurlar, Aktardıklarımızın ışığında görüyoruz ki haram yollardan elde edilen mal ve paraların bizlere zarardan başka bir getirisi olmayacaktır o gün. Bu şekil ve yollarla mala sahip olmayı arzulayanlara toplumca çokça şahit oluyoruz maalesef. Evet Allah bana mal verse de, şu toto ve lotodan veya şu biletten bana şu kadar çıkarsa, şu şu hayırları yapacağım, şûrada veya burada cami yapacağım, şu kadar fakir ve fukarayı giydirip yedireceğim diyenlerin de, bu hadis doğrultusunda bir daha iyice düşünmelerini rica ediyoruz..

Bu yolun Çok daha vahim bir boyutu da şudur kıymetli okurlar; Sahip olduğu haram paralarla, necis paralarla, adeta pusuya yatıp, hiç utanmadan, hiç sıkılmadan, insanların zaafiyetlerinden, sıkıntılarından, dara düşmelerinden yararlanıp, mağduriyetlerinden istifade edip, haram parasına, para katanlar, bu işi meslek edinen leş kargaları ve Allah’tan korkmayanlarda vardır. Bunları da yüce Allah asla affetmeyecektir. Onları bekleyen feci bir sonun olduğunu asla unutmamalıdırlar. Oldukça çirkin, hem kendisine ve hem de topluma felaketleri getirici davranışlardır. O açıdan Fayda ve hayrı olmayacak olan şeylere, asla tevessül etmeyelim, bırakın bu şekilde mutlu bir hayata sahip olacağımızı zannetmemiz, tümünü tasadduk bile etsek o mal ve paralarla cehennem ateşine atılacağımızı unutmayalım.

      Değerli Okurlar; Çok dikkat etmemiz gerekiyor. Titizlik göstermemiz gerekiyor. Kazancımız helal midir yoksa haram mıdır. Aksi taktirde hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybedeceğimizi asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Bu endişeyle sürekli hesaplaşmalıyız. Bu endişelerle beraber müslümanca bir hayatı yaşamalıyız. Ve de çok titiz ve hassas davranmalıyız. Çünkü değerli okurlar; Çok etkileyici ve o kadarda doğru bir rivayet daha. Efendimiz as: ’’insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, kişi elde ettiği şey helalden mi, yoksa haramdan mı,  buna önem vermeyecektir.’’. diye buyurmaktadır. 16

   Maalesef kahir ekseriyetimizin içinde bulunduğu durum bundan aşağı değil. Kazanalım da nerden geliyorsa gelsin, kazanalım da nasıl oluyorsa olsun zihniyeti hakim. Adeta toplum olarak, tüm beyin ve düşüncemizi bu yöne yoğunlaştırmışız. Kendimizi, ailemizi, çoluk çocuğumuzu  ve toplumumuzu düşünmeli ve  buna çok dikkat etmek zorundayız. Allah katında mal ve zenginliğin bir kıymeti yoktur. Asli olan, kazanılanların helal yollardan ve hayırlı işler için kullanılmasıdır.

Uyarıcı bir ikaz daha: Efendimiz as, kul kıyamet gününde şu dört soruya cevap vermediği sürece ayakları kıpırdatılmaz. Bu dört sorunun cevabı kuldan alınmadıkça kul hiçbir yere deprenemeyecektir. 1.Ömrünü nerede harcadığın. 2.Gençliğini nerede tükettiğin 3. İlmin ile ne amel ettiğin. 4.Malını nereden kazanıp ve nereye harcadığın’’ 20. İşte bu dört şeyden biride, Malını nereden kazanıp nereye harcadığın olacaktır. O zorlu ve manzarası dehşetli olan günde, nasıl hareket edeceğimizi hiç düşünebiliyor muyuz. Bu sorulara ne cevap vereceğimizi acaba hiç düşünebildik mi. Boğazımıza kadar haramlar içerisinde cebelleştimizin farkında mıyız.? Sahip olduğumuz mallarımızı nerelerden kazanmışız.? Hangi yollarla elde etmişiz farkında mıyız.? Bunları Allah ve Resulunun bizlere emrettikleri yöntemlerle mi kazanmışız,? kazanılanları nerelere harcamışız.? Ne işlerde kullanmışız….?

   Mal ve paralar nasılsa bizimdir, istediğimiz yere harcarız mantığı maalesef yoktur. Tüm mülk ve imkanların sahibi Allah’tır. Madem odur onları tasarruf etme ve harcama yetkisi de ona aittir. O bizdeki bu imkanların nerelere, ne işlere ve nasıl harcayacağımıza karar verecek tek merci ve güç odur. Onun tavsiye ettiği şekil ve biçimde malı kazanacağız, elde edeceğiz ve onun uygun gördüğü şekilde de harcayacağız. Bunu unutmayalım kıymetli okurlar. İşte kul bu soruların cevabını vermeden maalesef o gün hiçbir yere hareket edemeyecektir. Ve Efendimizden gelen son hadis.

Efendimiz as: ’’Ey Ucre b Ka’b, Haramla beslenen hiçbir kimse cennete giremez. Ateş ona daha layıktır. Ey Ucre  oğlu Ka’b, İnsanlar meşguliyet  itibariyle iki kısımdır. Biri nefsini kurtarıp cehennemden azad eder, iyi ameller işler. Diğeri de, nefsini tehlikeye atar’’23.diye buyurmaktadır.

   Evet kıymetli okurlar; Haram mal ile beslenmeyelim. Haram mal sahibi olanlara imrenmeyelim. Biraz daha fazla mala sahip olalım düşüncesiyle kendimizi haram bataklığının içerisine sokmayalım. Dünyamızı biraz mamur edelim düşüncesiyle ahretimizi buna feda etmeyelim. Az olsun ama helal olsun. Az olsun ama huzurla yenen olsun. Az olsun ama kanaatle yenen ve giyilen olsun.

Şunu unutmayalım ki; Hiç kimse bu dünyadan kendisine taksim edilen, kendisine pay edilen nasibini ve rızkını almadan bu dünyadan ayrılmayacaktır. Kişinin bu dünyada kendisine ayrılan neyi varsa daha bu dünyadayken kendisine verileceğini iyi bilmelidir. Ne bir gram eksik nede bir gram fazla. O açıdan rızkı elde ederken telaşa ve karamsarlığa gerek yoktur. Çok Fazla mücadele etmeye ve aceleci davranmaya mahal yoktur. Mala sahip olmada, rızkı temin etmede fazlasını elde edeyim adına harama, gayri İslami tavır hareketler içerisine girip hem dünyamızı hem de ahretimizi tehlikeye koymaya hakkımız yoktur. Allah’a güvenip, dayanıp ve kanaat içerisinde yaşamamız, bizler için çok daha hayırlı ve bereketli olacaktır inş.

   Yüce Allah cümlemizi bu şuur ve mantıkla hareket eden, dünyaya iştahla ve şuursuzca dalmayıp kendini kaybetmeyenlerden eylesin. AMİN

 

Sende Yorumla...