KIRAÇ
Yukarı
Advert
KIRAÇ
FATMA ŞİMŞEKOĞLU

KIRAÇ

Bu içerik 75 kez okundu.

Dünün çocukları bu günün yetişkinleridir. Bahçıvanı zorba olan yurtların toprakları kıraç olur! 

Eğitim kelimesi ‘eğ’me kökünden gelir. Öyle bükme, yolma, kırma, dökme cinsinden değildir bu. Öncelikle yetişkinlerin sevgiyle çocuğun önünde eğildiği ve eğitilmişlerce saygıyla yapılan eğitim işinden bahsediyorum. Bahçıvan misali yani...

Henüz fidanken meyveli ağaç olacak fidanların önünde eğilir bahçıvan. Çöker dizlerinin üstüne topraktan güç alarak ve nazikçe dokunur fidanlık çocukların tüm benliklerine. Bahçıvandır velhasıl iyi bir eğitimci, çocuk da toprak.

Nasırlı ellerine inat sevgiyle sarılır narin bedenlerine fidanlarının bahçıvan. Besler, sular, büyütür zamanın getirdiği tüm  hasarları sarar sebatla. Bahçıvan bilir çünkü. Bilir ki sevgiyle besler büyütürse körpe fidanlarını günü gelip meyve verdiğinde onlar da mütevazilik ve bilgelikle eğilecektir muhatabına verimli dallarıyla. Bu böyle silsile halinde devam ededursun toplar mahsülünü ülke gün gün...

21. Yüzyıl Türkiyesinde yeterince beslenmemiş, büyütülmemiş meyvesiz bırakılmış ağaçlar, gördüklerini uyguluyorlar şimdi yurt çocuklarına. Kimi siyaset arenasında, kimi sokakta, kimi sanal alemde, kimi evde bilmem ne olarak çıkıyor toplumun karşısına.

Kıraç ve köksüz topraklar bir süre sonra kuma dönüşür tane tane. Bu kumlu topraklar gövdesiz mantarların gölgesinden medet umar gün gelir. Nafile.  Mantar gölgesinin kimseye hayrı dokunmaz...

Herkes, her şeyi biliyor ama bir türlü çıkaramıyoruz başımızı içine düştüğümüz şu kötücül korku öyküsünden.  Çocukların toprakları kıraç artık. Öğretmenlerin de bahçıvanlıktan pek anladığı söylenemez. Bu işi bir güzel sorgulamak lazım. 

 

Fatma Şimşekoğlu Terzi

 

Sende Yorumla...