GELMEYEN YETİŞKİNLİK VE MODERN DEDİĞİMİZ ÇAĞ
Yukarı
GELMEYEN YETİŞKİNLİK VE MODERN DEDİĞİMİZ ÇAĞ
ŞENAY ÖNALA

GELMEYEN YETİŞKİNLİK VE MODERN DEDİĞİMİZ ÇAĞ

Bu içerik 108 kez okundu.

Bilmem, sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Günümüz yetişkinlerin bir kısmı tam manasıyla olgunlaşamıyor ve hayatın üzerlerine boca ettiği sorumluluklardan uzak durmaya gayret ediyor. Yaşını başını almış adamlar evde anne babalarıyla oturuyor, ergenlik çağının tüketim alışkanlıklarını benimseyebiliyor ve âdete büyümek istemeyen çocuklar olarak kalıyor.

Bu konuda anne babalar da çocuklarına bebek muamelesi yaptıkça, onlara maddi imkân sağlamaya çalıştıkça maalesef ki durumun ilerleyişi hiç değişmeyecektir.

Yaşını almış bireyler her türlü sorumluluktan kaçacaktır.

Oysaki eski zamanlarda büyüklerimizin anlattığı şey,erkeklerin Çoğu ergenliğe adım atmadan hayata atılmış olmaları daha küçükken hayatın yükünü  sırtlanmış olmaları bize çok şey anlatıyor aslında.yaşamaya , hayata dair ağır yükleri nasıl sırtlayabileceğimizi..

Şimdi ise dünyanın her yerinde sorumluluğu erteleyen, hayatı sadece kendi arzuları doğrultusunda yaşayan, koca bebek'ler var

Şimdi diyeceksiniz ki sadece erkekler mi öyle diye değil tabi ki, bu söylediklerim hem erkek hem de kadın için geçerli bir durum.

Hele ki çağımızın bazı kadınları nerede, nasıl konuşacağını, davranacağını, yerini, haddini bilmezken her sorumluluktan bir haberdarken

Saçı başıyla, giyim kuşamıyla, karşı cinsten maddi beklentileriyle marka müptelası olabiliyor. Kendisi seçici olur eğitimli, iyi gelirli biri olsun da ne olursa olsun düşüncesinde olur. Bunları da geçtim ahlaktan, kadını kadın yapan unsurlardan uzaklaşabiliyor. ama gel gör ki böyle kadınların üstlerinde buram buram cehalet akıyor.

Bu çağda her şey normal görülüyor. Adamın daha güzel birini görünce karısını aldatması, kadının maddiyat açısından yetersiz gördüğü adamı terk edip başka birine gitmesi gibi

Her iki cinsin arsızlaştığı bir çağ bu.

"Bu çağda yetişiyor, bu çağda nefes alıyor, bu çağda yaşamak için çabalıyor çoğumuz ancak bizler bu çağa ayak uyduramıyoruz bizler bu çağın insanı değiliz".

Vefa, dostluk, kardeşliğin, egemen olmayıp, insanların para düşkünü, güzellik delisi, olduğu birbirimize tahammül etme seviyemizin yok olduğu menfaatlerinin baş gösterdiği, iyi insanların harcandığı kötülerin hâkimiyet kurmaya çalıştığı bir dünya burası.

Modern dediğimiz çağın başka bir rezilliği; Müslüman olmayanlara düşman gözüyle bakılırken, onları dışlamaktan da geri kalmazken, Müslüman olan bir topluma da sırf başörtü taktığı için öcü muamelesi, geri kafalılık olarak adlandırılan bir zihniyetsizlikle düşmanlıkla, boğuşuyoruz.

Kimse seninle aynı inançta olmak zorunda değil. Kimsenin değerlerini, fikirlerini, bakış açısını değiştirmeye çalışamazsın. Senin benimsediğin bir şey başka birine çok saçma gelebilir.

Başka birinin de diğer görüşü benimsemesi sana saçma gelebilir.

Ama kalkıp da kimsenin inanç özgürlüğünü yadırgayamazsın. İnançlara değil insan haklarına saygı duymayı bilmen lazım.

Hem din dediğimiz şey bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanın emrine uymakta serbesttir.

Ve son olarak modern çağ bize geçmiş çağlara kıyasla daha fazla özgürlük sunuyor, ama bir yandan da eskiden olgunluğu ve kimliği tanımlayan değerler tedavülden kalkıyor.

Artık yetişkinliğe geçmek zahmetli bir süreç,

Çocukları, bilinçli bir birey olma yolunda sorumluluklarının farkında olmalarını sağlamak gerekiyor.

Kız çocuklarına prenses, erkek çocuklarına ise prens muamelesi yaptıkça ortaya sağlıklı bir yetişkin çıkmıyor maalesef. İki göbek atıp fenomen olarak adlandırılan kız çocukları eğitime gösterse bu ilgiyi daha iyi bir geleceğe sahip olabilir. Bu çağın kurbanı olmayın.

İnsanlığa fayda sağlayacak meslekleri örnek alın.

Her iki cinsin sorumluluklarının bilincinde olarak yetişmesi daha sağlıklı bireyler olarak emin adımlarla ilerleyerek modern çağın bambaşka algısına kapılıp kalmayacaklardır.

Çocuklara her koşulda destek olmak yerine doğru işlere adım atmasına destek olun.

Yapılan her şeye saygı duymakta modernlik değildir.

Modern dediğimiz çağın azgın sularına kapılıp sürüklenmememiz dileğiyle.

Sende Yorumla...