DİJİTAL ÇAĞIN VE ÇİPLİ YAŞAMIN EKOLOJİK KENTLERİ
Advert
Yukarı
DİJİTAL ÇAĞIN VE ÇİPLİ YAŞAMIN EKOLOJİK KENTLERİ
HAKİKAT DÜŞBAZI

DİJİTAL ÇAĞIN VE ÇİPLİ YAŞAMIN EKOLOJİK KENTLERİ

Bu içerik 480 kez okundu.

" Her geçen gün daha çok haber ve bilgiye karşın giderek daha az anlamın üretildiği bir evrende yaşıyoruz. "

j.Baudrillard

 

Batman’ın şehir konumlanması hava kirliliğinin yarattığı riskler açısından oldukça dezavantajılıdır. Bunu önlemeye dönük rüzgar ve güneş enerjisi panelleriyle kentin enerji ihtiyacını karşılamak daha sağlıklı sonuçlar yaratacaktır. Güneş ve rüzgar enerjisi için Batman’ın önemli avantajları vardır hakeza Jeotermal enerji açısındanda fakir bir kent değil. Dijital teknolojileri ekolojik yaşamın hizmetine koymak ve bununla kentin ekosistemini korumak çağın ruhunu yakalamanın gereğidir.

 

Barajların yaratacağı iklimsel değişiklikler ve eko sistemsel dezavantajlar mavi kuraklık olgusunu ileriki süreçlerde karşımıza mutlaka çıkaracaktır. Su kaynaklarının dengeli kullanılması, bitki köklerini damlama sistemleriyle sulama gibi seçeneklere şimdiden hazır olmalıyız. Gübre ve kimyasal ilaçların yanı sıra GDO’lu tohumların dışlanması bununla birlikte yerel tohumların korunması kent toplum sağlığını ekolojik yönden olumlu yönden etkileyecektir.

 

Yıllardır ihmal edilen sanayi atıklarının mutlaka işlevsel ve kalıcı bir arıtmaya tabi tutulması gerekiyor. Halk sağlığına verilen zararın geriye dönük giderilmesi projelerinin desteklenmesi için finansman problemi öncelikle buna neden olan kurumlardan sağlanması amaçlanmalı. Tüpraş ve TPAO gibi kentin can damarı tesislerinin, arıtım ve üretim sahalarının insan sağlığını koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi kent sağlığı açısından hayati önemdedir.

 

Merkezi ekolojik tarım köylerinin desteklenmesi, üretici ekolojik kooperatif sistemleri yine bölgesel hayvan ırkının ve çeşitliliğinin korunduğu hayvancılık uygulamaları kentin ekolojik yaşamına çok olumlu katkılar yapacaktır. Tek tipleştirici tüketicilik modeli yerine ekolojik hayatı çoğaltan kolektif üretim pratiklerini öne çıkartmak gerekir.

 

Endüstriyel tarıma dayalı beslenme yerine bir öze dönüş hamlesi olarak ekolojik tarımsal yaşama yüzümüzü yeniden döndürmeliyiz. Doğal toplumsallığın sağlıklı yaşam formları bizleri ezberci alışkanlıkların yarattığı virüs tehditleriyle zorunlu yaşamaktan da kurtaracaktır. Ekolojik toplumsallık bilinci güncel yaşam alışkanlıklarından doğan soyut tüketim prangalarındanda bizleri azad edecektir.

 

Eskiden yediğimiz içtiklerimizden doğal bir tad alırdık beslenme alışkanlıklarımız yöresel ve ekolojikti şimdilerde ise Alış veriş hegamonyasında zoraki tüketime koşullandığımız ve koşuşturulduğumuz yerlerde sahi gerçekte ne yiyip içiyoruz? Bu tüketim çılgınlığına kredi kartı borçlarıyla bizi bunaltan aykırılık iki kuşak sonraki neslimizi bile üretimden yoksun bir borç bataklığını sürüklüyor ve bizlerde bunu gelecek nesillere miras bırakıyoruz. Oysa tüketim davranışlarının yönlendirilmesiyle oluşan, tüketime dayalı borç batağı ancak ekolojik bir öz üretimle aşılır.

 

Marka, gösteriş, moda peşinde yitirilen canlı hayatın gerçek amacını kaçırmak beraberinde bir ömür boyu keşkelerin eşlik ettiği hayıflanmalarda getirecektir. Ekolojik üretim tezgahları az çeşit içeriyor olsada her şey bulunuyor diye alış veriş mabetlerine koşmak akıl karı değil. Bilinçli tüketici dengeli bir strateji güder. Sahi albenisi çok şu tüketim mabedlerinde hangi katkı maddeleri yok ki, raf ömürlerini uzatmak için ne gibi sağlığı tehdit eden riskler var o çeşitlilikte?

 

Ekolojik yaşamdan yoksunluğun beraberinde getirdiği toplumsal travmaların sebeplerini irdeleyecek olursak envai çeşit hastalıkların anormal artışılarıyla karşılaşırız. anti depresen kullanımında bağımlılık, cinnet, diyabet furyasıda cabası. İşte bu soyut yaşamın ürettiği strese ve bunalıma davetiye çıkaran etkenler. Çarpık yoksulluk üretiminide körükleyen nedenleri gidermek ancak hayatı tümden tıbbi denetime kaptırma riskinden kurtulmakla mümkündür.

 

Yediklerimiz ve içtiklerimiz bağışıklık sistemimiz üzerinde hangi olumsuz etkiler taşıyor? Kolayca hastalıkları bedenimiz neden buyur ediyor? Çocuklarımız neden doğal ve sağlıklı bir yaşamın sefasını süremiyor? Yeşil alanlara ve toprağa yılda kaç kes ayaklarımız temas edebiliyor?

 

Diğer canlılarla uyum içerisinde bir ekolojik toplumsallık bizlerin tek kurtuluş alternatifidir. Vegan beslenme alışkanlıklarının yanı sıra ihtiyaç ölçüsünde doğada yetişen ve doğal ortamda beslenen canlılardan doğrudan ihtiyaçlarımızı karşılamak çok mu zor? Ölü besinlerin, dondurulmuş gösterişli ambalaj albenileri içinde ne tüketiyoruz acaba? Raf ömrü mü yoksa insan ömrümü daha önemli?

 

Batman ekolojik toplumsal yaşama geçme noktasında en şanslı kentlerden biridir dört tarafı ekolojik tarıma uygundur. Yeşil alanlarını koruyup dahada geliştirme şansı vardır. Meralarını ve doğal mesire alanlarını koruyabilirse sağlıklı bir yaşamıda yakalar. Diğer canlılarla ekolojik ortak yaşam alanlarını çoğaltmak aslında gelecek nesillere bırakılacak en anlamlı mirastır.

 

Manevi açıdan öz değerini yitirmeden yaşam kavramının içsel dinamiği ve arka planını sorgulayarak irdelemek insanlığın yararınadır. Somut hayatın kendisine has içsel dinamiğini gözlemlemek ve deneyimlemek kentsel özgürlüğe açılan kapıdır. Yeniyi ortaya çıkarma yaratıcılığı canlı bir eylemselliğe, yenilenmeye, yenileşmeye fırsat sunar. Sürekli bir oluş halinde olan topluluklar yaşanılabilir ekolojik kentleride olumlu yönden değiştirip dönüştürürler. Öz yaşama yabancılaşmadan çipli çağın ekolojik yaşam aklını önceden anlayacak ve bunun yerel, evrensel uyumunu yakalayacak nesillere ve projelere şimdiden yatırım yapmak geleceğin ekolojik kentlerini bize kazandırır.

Sende Yorumla...