BATMANIN YERLEŞİK SOSYAL DİYALOG KÜLTÜRÜ
Yukarı
BATMANIN YERLEŞİK SOSYAL DİYALOG KÜLTÜRÜ
HAKİKAT DÜŞBAZI

BATMANIN YERLEŞİK SOSYAL DİYALOG KÜLTÜRÜ

Bu içerik 767 kez okundu.

Mekanla özdeşleşmiş zamanın düzenli bir ritim’de akışını sağlayan gerçeklilik, kentsel mekanlarda yaşanan kolektif toplumsal diyalogların canlı varlığına yapılan bir nevi tanıklıktır. Geçmiş ve gelecek şimdiki zaman aralığında düzeltici bir farkındanlığı anın doygunluğunda kazanırsa toplumsal yaşama mutluluk ve bilinç katar. Farkındanlık kazanmak anlam derinliğiyle mümkündür bir düşünür bunu zamanın oluşturucu değerine atıf yaparak açıklar “zaman; geri döndürülmesi, yenilenmesi, saklanması, satın alınması ve tekrarı olmayan tek hakikattir.”

 

Geçmişte Batman kendi doğallığında sosyal diyalog alanları açısından son derece renkliydi. Çok dilli ve çok kültürlü bu canlı diyalog zenginliği kendisini her sokakta bulunan ekmek tandırı başlarında, dama oynanan çayhanelerde, ekolojik köy pazarlarında ve buram buram emek kokan tarlalarda, bahçelerde aktif bir şekilde gösterirdi. Petrol-İş işçi lokalinin ilk dönemlerinde ve her yaz dam başlarında yaşanan bu ahenkli sosyal diyalog alanları kentin kimliğiyle bir özdeşlik taşırdı. Bazen bu kent nabzının doğal ritmini belirlerdi. Şimdilerde bu canlı kent diyalog kültürü sosyal medya, TV dizileri, spor fanatizmi ve kumar kültürü tarafında yavaş yavaş ölüme terk ediliyor. Oysa önceleri şevbêrk denilen ve tadına doyum olmaz komşuluk-dostluk mekanlarında doğal hayat akışını düzenleyen aracısız diyaloglar üretilirdi.

 

Batman’ın canlı ve otantik sosyal iletişim gözenekleri o zamanlar sonuna kadar açıktı. Yerelden evrensele doğru uzanmış ve bir uyum yakalama yolunda mesafe almıştı bu kadim halk kültürü. Doğal toplumsal vicdan kantarı olayları en ince ayrıntısına kadar irdeler ve tartardı. Toplumsal sorunlara tam bir sosyal tarafsızlık ahlakından beslenen vicdandan bakan yalın bir yanı vardı. Bu sosyal vicdan terazisine hassas bir duyarlılık ayarı eşlik ederdi. Olay ve olgularda bu sosyal ahlak terazisi hakka ve hakkaniyete meyilliydi.

 

Kentlerin ruhsal yıkımını hazırlayan sinsi nedenlerin başında sosyal diyalog alanlarının ortadan kaldıran sorunlu anlayışların çarpık varlığı gelir. Edilgen bir duyarsızlığın girdabına kapılanlar kendine ve kentine kırılgan bir yabancılaşma yaşarlar buda derin içsel hayal kırıklığı yaratır. Oysa dayanışmacı topluluklar ortak amaçlarını gerçekleştirmek için birbirlerine yaslanarak ayakta kalmayı esas alırlar.

 

İnsan doğduğu ve yaşadığı kentle anlama dayalı doğru bir diyalog kurmayı başarırsa şehirde bundan güç alıp ruhsal bir gelişim gösterir. Zengin antropolojik bulgular bize Batman’ın mitolojik tarihi hakkında da çok önemli fikirler veriyor. Öz toplumsal kültürümüzün bir parçası olan bu bulgulardan günümüzde yeterince yararlanamıyoruz.

 

 El Medina'ya özgü söylenceler, tadına doyulmaz şevbérklerin (gece sohbetlerinin) vazgeçilmez konularıydı şimdilerde ise gönüllü bir tarzda doğal hale getirilen sosyal izolasyon sayesinde birer birer kent hafızasını terk edip unutuldular. Sosyal iletişim temas alanlarında bu halk kültürünü yaratan diyalogları devam ettirmediğiniz zaman yabancı bir dil o şehrin öz kültürel ve sosyal yaşamını ele geçiriverir. Argo, kırık, yoz bir ucubelik sosyal iletişim dilinin estetiğini bozar, dokusunu da tahrip eder.

 

Anlama adaleti ve sezinleyebilme meziyeti insanlarla yaşanılan mekanlar arasında içsel bir hissiyat bağını yaratır. Kent gençliğinin diri hayallerini besleyecek yerel, evrensel uyumunu yakalamış bir vizyona sahip gönüllü adanmışlıklar hakikati beraberinde ortak temas alanları ve yaratıcı seçenekleri de sunarlar.

 

Yerelde kurulan güçlü toplumsal kültüre sahip bağlılıklar kendisini herşeyin merkeze alan ekonomik sermaye gücü tarafından önce bölündü, sonrada itibardan ve güçten düşürüldü. Oysa tek başına maddi güç bir saygınlık ölçütü değildir ve toplumsal kent dokusunu bozar. Ancak sosyal yönden bir işlevselliğe kavuşursa doğru bir anlama kavuşur. Demokratik yaşamın özgür ve ortak değerler birliğini kurmak adına kentle birlikte yaşayan kişiliklerinde karakteristik bir yenileniş yaşaması şarttır. Zira demokratik işleyiş ve refah toplumu olumlu yönden yenileyebilirse etkin bir varlık gösterir.

 

Şehrin doğallığında ürettiği ve hak kazandığı ortak gelirleri, kentte yaşayanların sosyal yararı temelinde yaratıcı ve adil bir temelde “sosyalleştirerek” kullanmak sosyal iletişim kanallarını hep açık tutacaktır. Kentsel her maddi kazancın otantik dokusu korunarak, ahlaki ve etik yönden toplum yararına, kentin yeniden sosyalleştirmesine yönlendirmek müthiş bir adil kentsel dönüşüm yaratır. Lakin bireyci çarpık kalkınma hayallerinin içi boştur!

 

İnsan düşündüğünü yaşadığı toplumda his edebilirse ve karşılığını bulursa yaşama hevesi artar. Alışkanlıklar girdabına kapılmadan yaşamı bilinçli sorgulayışlarla anlama yoluna gitmek sağlıklı sonuçlara götürür insanı. Kitlesel yas duygusu yerine, güçlü toplumsal tutkulara tutunanlar kolay kolay yıkılmazlar. İnsan yaşadığı toplumun ve mekanın ruhuna doğrudan temas etmeyi başarırsa güçlenir.

 

İnsanların yaşadığı kente ve insanlarına mutlaka ayıracağı zamanı olabilmelidir. Bu sosyal sorumluluklara sahip çıkma adına sağlıklı diyalogların da bir gereğidir. Canlı anlamlar hazinesidir kentin sosyal diyalog alanları.Mekanda yaşayan şimdinin tarihini yazar bu canlı sosyal diyaloglar. Belleksiz ve hissiz yaşamın monotonluğuna etkin bir terapi yöntemidirler aynı zamanda. Sosyal iletişimin pozitif ritmi ruhsal anlamayı her yönden etkiler manevi bunalımlardan çıkış yolunu da gösterirler. Hayatin akışını kendi elinde tutan kentler yakınmacılık ve kadercilik yerine kendi iradeleriyle negatif olguları kendi lehlerine bir fırsata dönüştürmeyi de bilirler.

Sahi kent olarak bizi geri götüren yıpratıcı dedikodu kültüründen ve dar düşünme alışkanlıklarımızın yön verdiği davranışlarımızdan koparak, köklü değişikliklere gitmenin zamanı gelmedi mi?

Sende Yorumla...