Yukarı
NEHİR KENARI MESİRE ALANI
Cengiz Haşımoğlu

NEHİR KENARI MESİRE ALANI

Bu içerik 171 kez okundu.

Büyük Şehirlerin ürettiği projelerin insanın yaşam alanları için yarattığı huzurlu ve rahat ortamların karşılığı var.

İnsana hizmet ve sağlıklı yaşam…

Çünkü yeşil alanlar, ağaçlandırma, park ve bahçe donanımı hem sağlıklı bir doğal ortam yaratmakta, hem de bireylere spor yapma, hareket etme gibi olanaklar sunarak bedensel açıdan sağlıklı kalmalarına neden olmakta.

Ülke ve dünya geneli şehirlerin iklim tipi ne olursa olsun yeşil kuşak kültürü ve ağaçlandırma bilinci her zaman için canlı tutulmaya çalışılır.Temiz çevre ve sağlıklı doğal ortamlar kadar görüntü ve estetik açıdan da kaliteli yaşamın temeli atılmaya çalışılır.

İstanbul ve Mersin başta olmak üzere denize kıyısı olan merkezlerin kilometrelerce uzanan mesire alanlarını hiçbir masraftan kaçınmadan ortaya çıkarması, yaşayan milyonlarca insana mükemmel olanaklar sunuyor. Ayrıca denize yakınlığı olmasa da şehir kenarlarına yapılan dev parklar ve yeşil alanların sağladığı sağlıklı ortamlardan insanlar sınırsızca faydalanmaya çalışmakta.

Örneğin, Gaziantep Büyük Şehir tarafından yapılan Yeşil Vadi projesinin gidip-görenler açısından ve yerli halk için ne anlamlar taşıdığını sorgulamak lazım!

Zor değil… Batman Çayı’ nın kilometrelerce süren su yatağında nehir kenarına yapılabilecek parklar ve mesire alanlarına ihtiyaç duyulduğunu, Kira Dağı’ nda kurulan yeni alanın dolup-taşmasından anlıyoruz.

Küçük bir örneğini Gercüş ilçesinde KırkatGölet’ i kenarında gördüğümüz alanın yabancılar tarafından bile çok kullanıldığı ortada. Yıllardır proje olarak adlandırılan ve yapılması düşünülen, Silvan yolu üzerinde uzun bir park olması tasarlanan çalışmanın yerel yönetim mekanizmalarının gündemine girmesi gerekiyor.

Projeler hazır olarak diğer Belediye örgütlerinden alınabilir. İş sadece gerekli ödeneklerin sağlanarak başka taraflara kayan harcamaların söz konusu projenin yatırımına aktarılmak üzere ihale edilmesine bağlıdır.

Aslında farkında değiliz, ama sahip olduğumuz öylesine zenginliklerimiz var ki! Dicle Nehri ilimiz açısından potansiyel bir kaynak ve biz değerlendirme konusunda geri planda kalıyoruz. Diğer illerde fabrikaların ve sanayi kuruluşlarının yoğun olduğu merkezlerde ve yerleşkelerde nehirler, su kaynakları ve çaylar kimyasal atıklar ve fabrika atığı maddelerle zehirlenirken, insanlar ve su altı-su üstü canlılar yaşamlarına son verebilecek hayati problemleri yaşamakta.

Ama sanayii kuruluşları ve fabrikaların yetersizliği nedeniyle doğal su kaynaklarımızın zehirlenmesi gibi bir durum söz konusu bile olmuyor. Bu doğal güzelliği insan uygun yaşam alanlarına dönüştürmenin önünde hiç bir engel var mı?

İlimiz insanlarının yeşil kuşak donanımı ile spor alanlarının varlığına olan açlığını gidermenin çabaları konusunda yapılması gerekenleri ötelemekten başka bir şey yapmıyoruz.

Öncelik, insanın yaşam kalitesi için gereken altyapıları yaratmak, tesisleşme konusunda harcanacak paranın hesabını düşünmemek ve sağlıklı bir hayatın mecburiyetimiz olduğunu zihinlerimize kazımaktır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...