KAYAYA SIKIŞAN RÜZGAR
Yukarı
KAYAYA SIKIŞAN RÜZGAR
NEBAHAT YILDIZ

KAYAYA SIKIŞAN RÜZGAR

Bu içerik 333 kez okundu.

Bazen rüzgar olmak isterdim ve ona hayran hayran bakardım.

En çok da özgürlüğüne özenirdim rüzgarın. Gönlünce esebiliyor ya hani. İstediği an dünyanın en zor şartlarına bile kafa tutabiliyor mesela. Gece ya da gündüz, yaz yada kış fark etmeksizin. En çok da son bahar rüzgarlarını severim ben mesela. Çünkü kasımpatı kokularını taşır koynunda. İstediği zaman kasırga olur yerle bir eder yeryüzünü , tüm hıncını alır sevdiğinden. Tokat gibi çarpar bazen karakış soğuğunu sıcak bir yaz günü ya da.

   İnsanın ruh haline bağlıdır rüzgarın etkisi aslında. Bazen en güçlü kasırgalar bile saçımın telini hareket ettiremezken, an gelir ki yaprak bile kıpırdamasa dahi ben yıkılırım yaşlı bir ağaç misali. Yine de her haline hayranım rüzgarın evet.

Dağları aşar gelir bazen ya sevdiğimin kukusunu getirir bana, yorganımın altında gizlice ağlarken.

“Biz varız der üzülme”. Her yerde buluruz seni ve sileriz göz yaşlarını. Tarifsiz bir gülümseme kondurur ıslak yanaklarıma. Ezan sesiyle uyuyabilmemi sağlar.

Bazen de beklerim beklerim gelmez. Çünkü o özgürdür ki. Ne zaman isterse o zaman ulaşır bana.

Çok zaman titreyerek beklediğim olmuştur onu. Temmuzun ortasın yakalandığım zemheri soğuğunda. Ilık ılık aksın içime, okşasın yine saçlarımı incitmeden kocaman elleriyle. Sonraları duydum ki kayaya sıkışmış meğer. Gelememesi ondanmış.

Velhasıl her his bazen ya kayaya çarpar ya da sıkışırmış hayatın bazı evrelerinde.  Sessizce ağlarmış onlar da kuytu karanlıklarda. Her özgürlüğün kendi derinliklerinde sakladığı tutsaklıklar varmış meğer. 

             Her haline rağmen hayranlığım hep baki kalmaktadır rüzgara. Ben de kayaya sıkışmak istiyorum o gibi artık. Ve hep kendi kuytu karanlıklarımda tutuklu kalmak.

Zira “başka dünyalara hür olmaktansa, kendi dünyama tutuklu kalabilmek” benim için özgürlüktür.

Sende Yorumla...