İNŞAAT İŞÇİLİĞİ
Yukarı
İNŞAAT İŞÇİLİĞİ
Cengiz Haşımoğlu

İNŞAAT İŞÇİLİĞİ

Bu içerik 316 kez okundu.

Hayran olduğum en önemli çalışan kesim “İnşaat İşçiliği” yapan insanlar.

Bedenleriyle ve emeklerinin sıcak/soğuk dinlemeyen performansıyla sergiledikleri ağır iş temposunun altından kalkmak öyle kolay değil.

Bir de içinde oturduğumuz, çalıştığımız, eğitim gördüğümüz, yaşamımızı sürdürdüğümüz yapı/binaları inşa etmek için sağladıkları faydayı düşününce hayranlığım daha da artıyor.

Kolay değil beden işçiliği…

Ustalık göstererek türlü türlü estetik ve mimari inşaatlar ortaya çıkarmak için her türlü risk ile ortaya eserler çıkarmak hiç kolay değil.

Meslek gruplarının tehlike içeren yönleri var. Ama en çok risk taşıyan alan sanırım inşaat sektörü. Yapılacak detaylı bir araştırmanın önümüze çıkaracağı sonuç, en çok iş kazasının gerçekleştiği meslek grubunun inşaat işçiliği olduğunu ortaya koyacaktır.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda en sıkıntılı ve riskli sektör ne yazık ki inşaat işçiliği!

Her an için yüksekten düşme, çökme, ağır nesneler altında kalma, kırılma veya yaralanmaya sebep olacak tehlikelerle karşılaşma oranının yüksek olduğu bir meslek olarak riskli bir ekmek kapısı.

Ortaya çıkan olaylar, kazalar ve meydana gelen ölümler ile gündemimize haber olan inşaat işçiliği mesleğinde, iş güvenliği eksikliği nedeniyle facialar sona ermiyor ne yazık ki…

Geçen hafta meydana gelen kaza itibariyle iskele çökmesi sonucu hayatını kaybedenler ve yaralananlar bize gösterdi ki dikkate alınmayan çok şey var. Eksik olan ve tedbiri alınmayan konular kazaları ve ölümleri sona erdirmiyor.

Son bir yıl içerisinde karşılaştığımız inşaat çalışmalarından kaynaklanan kazalar sonucu yaşanan birçok olay var. Yaralanmaların, sakat kalmaların, bedende hasar bırakan ya da hastalık bırakan, ölüme neden olan riskli olaylar yüksek seviyelerde.

En önemlisi mağdur olan işçilerle alakalı eksikler ve tedbirsizlik durumu. Çalışanlar hiçbir tedbir ve güvenlik konusuna dikkat etmeden hareket ediyorlar. Yanlış bir algı oluşturmak ve işçileri suçlamak değil derdimiz. Ama kişisel tedbirlerle kazalara ve risk yaratan durumlara engel olunabilir.

Hayat pahalılığı, düşük yevmiye, gelecek garantisinin olmaması gibi işçi ile alakalı durumlar dışında sigortalı işçi çalıştırılmaması, Yapı Denetimi eksikliği, inşaatı ucuza mal etme gayreti, iş güvenliği talimatının tam uygulanmaması, koruyucu tedbirlerin alınmaması gibi etkenler kazalara yol açan ana etmenledir.

İl olarak inşaat sektörünün zirve yaptığı dönemleri yaşıyoruz. Bu sektörden beslenen ve geçimini sağlayan on binlerce kişi var. Arsa sahipleri, müteahhitler, emlakçılar, ev sahipleri ve mağdur durumda olan inşaat işçileri bu tablonun ana bileşenleri olarak sahnede bulunuyor.

Ama işçiler kendi yaşamlarını tehlikeye atarcasına, geçimlerini sağlamak amacıyla merkezin ortasında ekmek parası kazanma derdiyle mücadelelerine devam ediyor.

Bunun farkında olmayan öyle çok insan var ki…

Hayatlarını, emeklerini, alın terlerini, ömürlerini vererek mesleğini yapan inşaatçıların ortaya çıkardığı evlerin, binaların ve yapıların altında yatan acılar ve sıkıntılar, bunları kullananlar tarafından bilinmiyor.

Çekilen eziyetler ve harcanan emeklerin değerini bilmeden kullanılan mekânların dili olsa neler anlatırdı acaba?

Doğrusu hiç kimse inşaat yapımında yaralanan, sakatlanan, eziyet çeken veya ölen bir inşaat kahramanının inşa ettiği bir mekândaoturmayı içine sindiremez.

İyi bir ekmek kapısı olduğu kadar insanlara sağladığı fayda itibariyle canlı bir sektör durumundaki inşaat alanında mağduriyet yaşanmaması adına korunması gereken bir kitle var. İşçi kitlesinin kendi değerinin farkında olması ve işveren konumunda bulunan üst kademelerin de hassas davranarak acı ve ölümlere engel olmaya çalışması gerekiyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...