Yukarı
RAMAZAN SOHBETİ:30
Sabahattin Hamidi

RAMAZAN SOHBETİ:30

Bu içerik 4238 kez okundu.

İNFAK VE CÖMERTLİK, (3)

Değerli Okurlar; İnfak ve yardımlarımızı Nerelere, kimlere ve nasıl harcadığımızı da iyice tahlil etmemiz gerekiyor. Hayır işliyoruz ve işleyeceğiz, fakat tam anlamıyla bu hayırların yerini bulması ve yüce Allah’ın bizlere yüklemiş olduğu bu mesuliyetin hakkını verme adına, o mesuliyetten kurtulma ve sonsuz hayırların sahibi olmak adına azami hassasiyeti göstermeliyiz.

Bu konuda yüce bizlere yol gösteriyor ve nasıl davranacağımızı bildiriyor bizlere. Şöyle buyuruyor:

"Ey Muhammed! Sana, Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. Oysa asıl, kimlere harcamak gerektiğini sormalıydılar. Onlara de ki:

“Harcayacağınız mallar, ana baba başta olmak üzere akrabalar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Öyleyse az çok demeyin iyilik edin, çünkü her ne iyilik yaparsanız, Allah onu mutlaka bilir ve karşılığını mutlaka verecektir.”diye buyurmaktadır yüce yaratıcımız. 215.

Bunları görmek ve merhamet etmez zorundayız. Yüce peygamberimiz sav buyuruyor:

" İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez." buyurmaktadır. Yeryüzündekilere merhamet edelim ki, göktekilerde bizlere merhamet etsinler.Bunu yapmakla Malımızdan ve mülkümüzden de bir şey eksilmeyecektir.Tam tersine artacaktır.Ve mükafatıda Allah tarafından kat kat verilecektir.Yüce Allah buyuruyor yine:

"Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, tıpkı buğday tohumu eken bir çiftçinin durumuna benzer: Toprağa atılan bu tek tohum, her başağında yüz buğday tanesi olmak üzere, tam yedi başak filiz verecektir. Yani, Allah yolunda harcama yapan kişi, mükafatını yedi yüz katıyla alacaktır. Hattâ Allah, dilediğine, bundan kat kat fazlasını da verir. Çünkü Allah, lütuf ve merhametiyle sınırsızdır, her şeyi bilendir." buyurmaktadır. 261.

*Mahşer günü durumları nasıl olacak

*İşte böyle erdemlice bir davranışı sergileyenler mahşer gününde  ne korkacaklar nede endişeleneceklerdir.

Yüce Allah buyuruyor:

"Mallarını gece gündüz, gizli açık demeyip hangi zaman ve durumda olursa olsun, ihtiyaç sahibini görür görmez derhâl harcayanlar var ya, onlar için Rableri katında nice ödüller vardır ve mahşer günü onlar ne korkuya kapılacak, ne de üzüleceklerdir." 274.

  Mevlam o gün hiç endişe duymayıp, bunu yapmaktan ötürü alnı dimdik olanlardan eylesin. Mallarını Allah yolunda öncelikle mesul olundukları kişilere verenlerden kılsın. Ve bundan ötürü de Cennet’i hak edenlerden ve girenlerden eylesin. AMİN

Tüm kardeşlerimin mübarek Ramazan bayramı mübarek olsun.

 

AYETİ KERİMELER:

"Hep birlikte, Allah’ın yeryüzüne uzatmış olduğu Kur’an ipine ama tümüne sımsıkı sarılın; sakın ondan ayrılmayın!

Allah’ın size olan nîmetini hatırlayın: Hani birbirinize düşman idiniz fakat Allah kalplerinizi kaynaştırıp birleştirdi de, O’nun nîmeti sayesinde hepiniz kardeş oldunuz. Ve hani, ateş dolu bir uçurumun tam kenarında idiniz de, Allah sizi oradan kurtardı.İşte Allah, öğüt alıp doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size böyle açıkça bildiriyor."(Bakara;103)

Fakat düzensiz, başıboş ve dağınık bir toplum bu hedefleri gerçekleştiremez. Öyleyse:

"İçinizden, insanlığı hayra çağıran, Kur’an’ın ortaya koyduğu evrensel adâlet ölçüleri çerçevesinde iyiliği emreden ve kötülükleri önlemeye çalışan yönetme ve yönlendirme yetkisine sahip bir topluluk bulunsun. İşte gerçek anlamda mutluluğa ve kurtuluşa erenler, bunlardır." 104.

Eğer bu görevi yerine getirmeyecek olursanız, sizden öncekilerin başına gelen felâketler, sizin de başınıza gelebilir. O hâlde;

"Sakın ola ki, kendilerine hakîkati tüm berraklığıyla gösteren Tevrat, İncil ve Kur’an gibi apaçık belgeler gelmesine rağmen ayrılığa düşüp dağılan şu Yahudi ve Hıristiyanlar gibi olmayın! Çünkü onlar için, büyük bir azap vardır!" 105.

HADİSİ ŞERİFLER:

“Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. İman etmedikçe de cennete giremezsiniz” iman etmenin yolunun sevgiden geçtiğini beyan ediyor efendimiz sav. Ve ” En faziletli amelin,Allah için sevmek ve Allah için buğze tmek ve nefret etmek”olduğunu beyan ediyor bizlere yüce Peygamber

EFENDİMİZ SAV'DEN DUA:

"Allah’ım!Senden tertemiz bir yaşayış,iman üzere ölmemi,ahrette de rezil ve rüsvay olmamamı isterim." 50.

"Allah’ım!Kalplerimiz ve bütün azamız senin kudret elindedir.Bunların idaresini sen üstlen.Bize bırakma.Bize bırakırsan da yardımcımız ol." 51.

BEDİ'UZZAMAN HZ:

Dine hizmet:

Dine hizmet ederken müspet hareket etmek ve menfi hareketlerden kaçınmaktır.

Bizim vazifemiz müspet hareket etmektir, menfi hareket değildir. Rıza-i İlahiye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazası netice veren müspet iman hizmeti içinde her yıl bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz. Kardeşlerim! Hastalığım pek şiddetli, belki yakında öleceğim veyahut bütün bütün konuşmaktan, bazen men olunduğum gibi men edileceğim. Onun için benim nur ahiret kardeşlerim, ehven-ü şer deyip bazı biçare yanlışçıların hatalarına hücum etmesinler. Daima müspet hareket etsinler. Menfice hareket vazifemiz değil. Çünkü dahilde hareket menfice olamaz.

Nefis:

Ey nefsim! Deme 'zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle şarhoştur.' Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-ı insani değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor.

Şeytanın mühim bir sinsi planı, insana kusurunu itiraf ettirmektir, ta ki bağışlanma ve Allah'a sığınma yolunu kapasın. Hem nefsi insaniyetinin enaniyetini tahrik edip, ta ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin, adeta kusur ve günahlarından takdis etsin..

Nefsini suçlayan kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, bağışlanma diler. Bağışlanma dileyen Allah'a sığınır. Allah'a sığınan şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse affa müstehak olur.

HZ ALİ RA:

İçinizden, ölen kişinin gördüğünü görseydiniz feryât eder, inleyip sızlardınız; korkardınız; dinlerdiniz; itaat ederdiniz. Ama onların gördüklerini göremiyorsunuz; perde var gözlerinizin önünde; yakındır, kaldırılacak, atılacak o perde. Elbette görürdünüz görebilseydiniz; duyardınız duyabilseydiniz; doğru yola sevk edilirdiniz sevk edilebilseydiniz. Gerçekten de söylüyorum: İbret alınacak şeyler açıklandı size; sizi yaptığınız şeylerden vazgeçirecek, öğüt verilecek sözler, haberler söylendi, bildirildi size. Gökten emir alan peygamberlerden sonra artık Allah'tan haber gelmez size; Allah'ın hükümlerini ancak bir insan söyler size.

NECİP FAZIL KISAKÜREK:

*.Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var

Akıl için son tavır, saçlarını yolmak var

*.Ellerime uzanan dudakları tepeyim

Allah diyen, gel, seni ayağından öpeyim

Sende Yorumla...