Yukarı
TELEFON, TABLET VE AKILLI CİHAZLAR
Cengiz Haşımoğlu

TELEFON, TABLET VE AKILLI CİHAZLAR

Bu içerik 262 kez okundu.

Artık beynimiz, yerini cihazlara bıraktı!

Çünkü duygularımız yok oldu…

Akıl yeteneği yerine sanal kurgularla hareket ediyoruz. Modern çağın toplumsal yapıda yarattığı değişim ve gelişimlerin görünmeyen veya fark edilmeyen yönü insan tabiatının bozulması oluyor.

30 yaş ve üstü kuşakta fazla bir problem olmasa da özellikle 90 sonrası neslin tanıştığı ve geldikleri ortamda buldukları sanal ortam ile tabiri caiz ise devrim yaşandı. İnsanlık tarihini çağlara ayırdığımız gibi yaşadığımız zamanın insan potansiyeli tipini de “Sanal Dünya Öncesi” ve “Sanal Dünya Sonrası” dönemler diye iki kısma ayırma zorunda kaldık.

Çünkü toplumsal yapının ana bileşenleri olan insan grupları ile yaşam alanları arasında derin uçurumlar meydana gelerek, eski hayat modelleri, kültürel değerler, eğitim süreçleri, aile tipleri gibi sosyolojik işleyiş mekanizmalarında istenmeyen farklılıklar doğma talihsizliği yaşadık.

İnsan düşünen, heyecan yaşayan, duygusal boyutta acı, sevinç, üzüntü duyumsayan varlık olarak hisleri ve dürtüleri olan canlı bir organizma…. Düşünen ve iç dünyasının hareketliliğini dış dünyaya eylemleriyle, davranışlarıyla yansıtan doğal bir halin merkezi konumunda…

Doğallığı ve tabiatı gereği iki ayrı boyutun (Beden ve Ruh) birleşiminden varlık kazanan yönleriyle, canlılardan (hayvan ve bitki) ve nesne-eşya konumundaki cansız varlıklardan ayrı tutulmaktadır.

Aklını kullanan, tasarlayan, program düzenleyen, gelecek kurguları planlayan, sosyal ilişkiler ağını belirleyerek hareket eden insan tipi yok olarak kendi yerine düşünen, yapacaklarını belirleyen, aklını ve iradesini nasıl yönlendirmesi gerektiğini önüne koyan bir mekanik işleyişin parçaları haline dönüştük.

Toplumsal dayanışma ve kaynaşma nedeni olan unsurları yok eden yaşam modellerine yönelerek, kendi özgürlüğümüzü makinelerin gücüne bıraktığımızın farkında değiliz. Yapılan tespitlerin ve incelemelerin önümüze koyduğu verilerin derinden derine sarsıntılar verdiğini,  aslında büyük bir faciaya yol açan temelleri attığını bilmiyor gibiyiz.

Sıkıntı, akıl ve irade yeteneklerinin pasif hale gelmesi, insan topluluğundan kopuşların olması, kendi iç dünyamızda hayali ortamlar ve yetişme koşulları edinerek kendimize ve topluma yabancılaşmamız. Nerede kaldı değerler, kültürel etmenler, dayanışma ve grup bilinci, inançların insanı üstün tutan ilkeleri?

Telefon, haber nitelikli bir iletişim sisteminin mükemmel versiyonu olarak insanlık adına harikalar yaratan bir araç. Amaç iletişimin sağlanması ve teknolojinin sunduğu mükemmel imkânı kullanmadır. Ama olay haber ötesi sınırlara ulaşarak sınırsız ihtiyaçların ve zevklerin tatmin edilmesine yol açan bir özgür alan yaratılmasına kadar ulaştı.

Güce ulaşmak, bilgiyi sahiplenip kontrol etmek, haber almak ve gerçekleri öğrenmenin yanında hayatımızı renklendirecek uğraşlar için makineye hâkimiyet kurmak olumlu… Ama insan ötesi sınırların zorlanması, kuralları ortadan kaldırarak mahremiyet ve özel yaşam sınırlarını bitirmesi, düşünce ve yetenekleri kullanma ortamlarını ortadan kaldırması, cinsellik ve sapkınlık noktasında olmadık eylemleri karşımıza çıkarması, kumar araçlarının sebep olduğu yıkımların hesabı nasıl verilecek?

En önemlisi eğitim olgusu ve eğitimin edinilmesi sürecinde beyin gelişimini sağlayan etkenleri hareketlendirmek. Zihinsel gelişimi artıran toplumsal gerçeklerle yüzleşmek yerine beyini pasifleştiren sosyal medya ve araçlarının esiri olmanın şikâyetlerini dillendirme aşamasındayız. Verdiği zararlar itibariyle düşünüldüğünde yayılan frekans dalgalarının sebep olduğu hastalıklar akla gelmekte. Sürekli kullanım ile beyin gelişiminde özellikle küçük yaş grubu için yetersizlik doğuran evreler yaratmakta.

Günlük hayatın doğal ortamında insanlarla yüz yüze olmanın sağladığı sosyal kişilikler ve benlik bilincinin ortadan kalkmasına sebep olmakta.

Tabletler zaten başlı başına bir felaket… Sadece oyun üzerine kurulu işleyişi ile çocukların bedenine, duyularına ve beyinlerine vurduğu darbelerle bağımlılığın uç noktası durumunda. Öyle bir bağımlılık ki, bırakın vazgeçirmeyi ellerinden almak bile imkânsız gibi… Eğitim amaçlı kullanıldığında sağladığı fayda bir tarafa bırakılmış, eğitim dışında müzik, oyun, eğlence ve boş uğraşların zaman öldürmeye yol açan sarsıntıları çocukların kişiliği haline getirme aracı olmuş durumda.

Akıllı cihazlar ve bilgisayar gibi internet dünyasının teknolojik ürünleri kontrollü ve süreli kullanım ile kısıtlanmadığı takdirde insani özelliklerin yitirildiği zamanların ilk basamaklarını adımlıyor olacağız.

Göz hastalıklarının yol açacağı görme yitimlerinin küçük yaşlardaki çocukların kullandığı tablet ve bilgisayar ile televizyon kaynaklı olduğu yapılan incelemeler sonucunda ortaya çıkan önemli bir veri.

Uzun süreli cep telefonu veya tablet kullanımı ya da aşırı televizyon ile bilgisayar takibi yapanların (küçük çocuklarda daha fazla) kamburlaşma sorunu artmakta ve dik duruş zorlaşmakta. Kan dolaşımını kısıtlaması ve solunum işleyişini yavaşlatması ile kalp ve damar hastalıklarının ileri yaşlarda ortaya çıkmasına yol açma durumlarının hesaba katılması lazım.

Robot hayatlar ve makine bağımlılığının nedeni olan teknolojik yapılanmanın fayda boyutunu gözetmek şartıyla, insan yaşamının doğal halini korumak ve hayatı kolaylaştıran yönleriyle makineye, sanal dünyaya yer vermenin başarısını gösterme zamanıdır!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...