Yukarı

ESKİ BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU, KİMYASAL SİLAHLARA KARŞI NET BİR TAVIR SERGİLENMELİ

ESKİ BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU, KİMYASAL SİLAHLARA KARŞI NET BİR TAVIR SERGİLENMELİ
Bu içerik 70 kez okundu.

​Batman'da bir dizi ziyaretlerde bulunan eski Başbakan ve Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, herkesin kimyasal silahlara karşı net tavır sergilemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin 26'ncı dönem Başbakanı ve Konya Milletvekili Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, bugün sabah saatlerinde bir dizi ziyaret ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Batman'a geldi.

İlk olarak Batman Valiliğini ziyaret eden Davutoğlu, Vali Ahmet Deniz, Batman milletvekili ve kurum amirleri tarafından karşılandı. Ziyareti ile ilgili gazetecilere açıklamaya yapan Davutoğlu, gelişen Batman'ın daha da gelişmesi için hükümetin çalışmaları olduğunu söyledi. Batman'a gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Davutoğlu, "Batman Cumhuriyet tarihimizde gelişmesi bakımından çok özgün bir şehrimiz. Çünkü Batman küçük bir kasaba iken gerçek bir şehir hayatı ayrıca sanayide dâhil olmak üzere çok büyük gelişme sağlamış. Dün Diyarbakır'daydım bugün Batman'dayım. Bu vesileyle bölgedeki değişimi ve özellikle de teröre karşı mücadele alınan başarıları da görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Çünkü Batman 2014'de 6-7 Ekim olayları esnasında çok sıkıntılar çekmiş bir şehrimizdi. Hain terör örgütü bütün şehirlerimizde olduğu gibi Batman'a da çok zarar vermişti." dedi. 

Başbakanlık döneminde PKK'ye karşı kararlılıkla mücadele başlatıldığını ifade eden Davutoğlu, "23 Temmuz 2015'de başbakanlık dönemimde çok kesin bir kararlılıkla terörle mücadeleyi başlatmak durumunda kalmıştık. Son derece başarılı operasyonlarla valilerimizin, güvenlik birimlerimizin, askerlerimizin ve polisimizin en önemli halkımızın omuz omuza vermesiyle terörle mücadelede büyük bir başarı sağlandı, bütün hendekler kapatıldı. Bütün barikatlar ve günlük hayatı olumsuz etkileyen her türlü terör faaliyetine son verildi. Devletle kamu düzenini sağladıkları ölçüde devlet niteliğini taşırlar, kamu düzeninden taviz verildiği zaman devlet olma kabiliyetlerini kaybederler. Farklı siyasi görüşler olabilir, farklı siyasi yaklaşımlar olabilir ama hiç kimsenin kamu düzenini yok etme zayıflatma hakkı olamaz." şeklinde konuştu. 

"TÜRKİYE BİR İSTİKRAR ADASIDIR"

Türkiye'nin bir istikrar adası olduğu ve olmaya devam edeceğini söyleyen Davutoğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi:

"Kamu düzeninin olmadığı bir yere bir yatırım gelmesi mümkün değildir. Bugün tüm bunların gerçekleşmiş olması büyük bir mutluluk duyuyorum. Gerek sayın valimize, sayın milletvekilimize, il başkanımıza ve bölgede faaliyet gösteren bütün görevlilere teşekkürü bir borç biliyorum. İnşallah bir daha ülkemiz böyle sancılı dönemler yaşamayacak. Bölgede Suriye'de, Irak'ta ve diğer alanlarda yaşanan gelişmeler malum Türkiye bir istikrar adasıdır. İstikrar adası da olmaya devam edecektir. Sayın cumhurbaşkanımız, hükümetimiz hepimiz bu gelişmeleri yakından takip edip gerekli adımların atılması içinde çaba sarf etmeye devam edeceğiz. Hasankeyf'in tarihi mekânların hem korunarak hem de projelendirmesi bağlamda yapılan çalışmalardan da büyük memnuniyet duyduk. Batman son dönemlerde gelişen bir sanayi kentimiz artık. Hasankeyf kadim kültürümüzü barındıran en güzel mekanlardan biridir. Bu sentezi Batman koruyacak. Bu bölgenin kültürünü kadim gelenekten gelen bütün özelliklerini muhafaza edeceğiz. Batman başta olmak üzere bütün bölgeyi inşallah kalkınma hamleliyle büyüteceğiz kalkındıracağız."

"SURİYE SAVAŞININ EN ACISI KİMYASAL SİLAHLARDIR"

Suriye'de devam eden savaş hakkında da konuşan Davutoğlu, "Son 7 senedir Suriye'de insanlık tarihinin gördüğü en büyük katliamlar yaşanıyor. Suriye bize yabancı ve ırak bir ülke değil aksine akrabalık bağlarıyla bağlı olduğumuz, birçok şehrimizin, ilçemizin isimlerinin Suriye tarafından aynen muhafaza edildiği, akrabalık ilişkilerimizin olduğu kardeş bir ülke. Suriye ile ilişkilerimizi geliştirmek için iktidarımızın ilk günlerinden bu yana çok büyük çaba sarf etmiştik ve bu konuda da ciddi neticeler almıştık. Ama maalesef Beşar yönetimi Türkiye ile el ele Ortadoğu'da birlik ve beraberlik içinde ekonomik kalkınma yönünde hamleler yapmak yerine 2011'de kendi halkına karşı, kendi ordusunu şehirlere tanklarla, toplarla sürerek bir savaş açtı. En acısı da bu savaşı kimyasal silahlarla sürdürdü." dedi. 

"SURİYE'DE BÜYÜK BİR İNSANLIK TRAJEDİSİ YAŞANIYOR"

Kimyasal silah kullanımı tescillendiği zaman uluslararası toplum cevap vermiş olunsaydı bu kadar ölümlerin olmayacağına işaret eden Davutoğlu, "2013'te kimyasal silah kullanıldı. BM tarafından tescil edildiğinde eğer o zaman uluslararası toplum cevap vermiş olabilseydi muhtemelen bugün Suriye krizi çözülmüş olurdu ya da en azından bu kadar çok insanın kanına girilmemiş olurdu. Ama maalesef Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kendi iç hesapları yüzünden Suriye ile ilgili tasarıların bir kısmını Rusya ve Çin veto etti özellikle kimyasal silah kullanımına karşı olan tasarıları, bir kısmını da ABD ve diğer ülkeler gerekli adımları atmadılar ve Suriye'de bugün milyonlarca insanın yerinden yurdundan edildiği, yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği büyük bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Bunlar yaşanırken ve bu acılar yaşanırken Türkiye içinde ve dışında bazıları hala Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerini ve yürütülen politikaları eleştirmek gibi bir gafletin içerisine giriyorlar." şeklinde konuştu.

"SURİYE YÖNETİMİNİN DOĞU GUTA'DA KULLANDIĞI KİMYASAL SİLAH OLDUĞU HEM TESCİLLİDİR"

Suriye'de dökülen kanın birinci sorumlusunun Esad olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Bugün Suriye'de dökülen kanın birinci sorumlusu Suriye'deki zalim, barbar yönetimdir. Bir ülkenin, bir yönetimin kendi halkına karşı kimyasal silah kullanması herhangi bir dönem itibariyle yapılabilecek en büyük insanlık suçlarından biridir. Daha önce de tescil edildi yani sadece bugün değil 2013'de de kimyasal silah kullanıldığı için Rusya'nın da devreye girmesiyle Suriye'nin kimyasal silahları üzerinden bir denetim araştırıldı eğer kullanılmamış olsaydı veya kimyasal silah olmasaydı zaten o zaman da 2013'te böyle bir araştırmaya ihtiyaç duyulmazdı. Suriye yönetiminin Doğu Guta'da kullandığı kimyasal silah olduğu hem tescillidir hem de Suriye rejimi bu konuda sicillidir." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE HİÇBİR ZAMAN YABANCI MÜDAHALELERE SICAK BAKMADI"

Suriye'ye dün yapılan operasyona değinen Davutoğlu, şunları söyledi: "Dün yapılan operasyon bu anlamda keşke gönül isterdi ki BM Güvenlik Konseyi'nde 5 ülke birden ve diğer ülkelerle birlikte net tavır alsın ve tek taraflı uluslararası bir müdahale yerine Suriye'de bu barbar yönetimin işlediği savaş suçları dolayısıyla hesaba çekilsin ve Suriye'den milyonlarca insanın kaçmasına sebep olan bu kriz dondurulsun ama Bu BM Güvenlik Konseyi'nde bu adımlar atılamadığı için dün bir operasyon gerçekleştirildi. Türkiye hiçbir zaman yabancı müdahalelere sıcak bakmadı. Ama eğer bir ülke, bir yönetim kendi halkını kimyasal silahlarla katlediyorsa buna da mutlaka bir son verilmesi ve 'dur' denilmesi gerekiyor."

"HERKESİN KİMYASAL SİLAHLARA KARŞI NET BİR TAVIR SERGİLEMESİ LAZIM"

Davutoğlu, "Suriye yönetimini ve onları destekleyen ülkelerin bugün bir muhasebe yapma günleridir. Kimse kimyasal silah kullanımını mazur gösteremez, mazur göremez. Türkiye olarak da savaş suçlarına karşı her zaman ilkeli bir tutum takındık. Ümit ederiz ki bu gelişmelerden sonra bir daha Suriye rejimi böyle bir saldırıda bulunma cesareti göstermez. Yine ümit ederiz ki uluslararası toplum Suriye halkının istediği yönde yeni bir Suriye yönetiminin kurulması için gerekli adımlar atılır. Eğer böyle bir adım atılmazsa, Suriye'de bir adım atılmazsa bu ve benzeri gelişmeler kaçınılmaz hale gelir. Yani Suriye'deki kimyasal silah kullanımı dahil olmak üzere hepimizin hem bir komşu ülke olarak Türkiye'deki bütün siyasi partilerin ayırım gözetmeksizin kim olursa olsun ve dünyadaki insanlık vicdanına saygı duyan herkesin kimyasal silahlara karşı net bir tavır sergilemesi lazım." dedi.

"DOĞU GUTA'DA ORTAYA ÇIKAN TABLOLAR HEPİMİZ İÇİN, BÜTÜN İNSANLIK İÇİN YÜZKARASIDIR"

Son olarak Davutoğlu, "Suriye'deki bu insanlık suçlarını işleyenleri de mutlaka uluslararası mahkemelerde bunun hesabını vermesi lazım. Doğu Guta'da oradaki saldırılarda ortaya çıkan tablolar hepimiz için, bütün insanlık için yüzkarasıdır. Bu yüzkarası tablo için de ak bir yüzle insanlık içine çıkabilen yegane ülke de Türkiye'dir. Çünkü Türkiye hiçbir zaman yönetimin bu suçlarına alet olmadı. Mültecileri Türkiye'de ağırlamak suretiyle bu kimyasal silahlardan kaçan insanların hayatlarını sürmesi için elinden geleni yaptı. Türkiye'nin bu anlamda dünyada ve önümüzdeki 10 yıllarda, yüzyıllarda adı insanlık vicdanına sahip çıkan ülke olarak geçecektir, Suriye rejimini ve ona destek vereleri ise insanlık, kimyasal suçlarla insan neslini yok eden zalimler olarak görecektir." diye konuştu. Daha sonra Davutoğlu, SKT temsilcileriyle bir araya geldi. (İlkha)

 

Etiketler:
Sende Yorumla...