Yukarı

"ÇOCUKLARIN ZİHNİ KİLİTLİ KALDIĞI İÇİN KENDİNİ DERSE VEREMİYOR"

Bu içerik 49 kez okundu.

Batman Üniversitesi Genç Yeşilay Topluluğu organizesinde düzenlenen 'Teknokolik miyim' konferansında konuşan Memiş, çocukların bilgisayarda oynadığı oyuna ve izlediği diziye zihni kilitli kaldığı için kendini derse veremediğini söyledi. Batman Üniversitesi Genç Yeşilay Topluluğu organizesinde düzenlenen 'Teknokolik miyim' konulu konferansa öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Genç Yeşilay koordinatörü ve Teknoloji Bağımlılığı Uzmanı İsmail Memiş'in katılımıyla düzenlenen konferans, Batı Raman Kampüsü Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda yapıldı. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, bir konuşma yapan Genç Yeşilay koordinatörü ve Teknoloji Bağımlılığı Uzmanı İsmail Memiş, teknoloji bağımlılığının anlaşılmasının kolay olmadığını söyledi.

Memiş, "Sabah alarmlarla uyanıyoruz. Asansöre, otobüse biniyoruz. Kullandığımız bütün materyaller teknoloji ürünleridir. Teknolojiyi ne kadar ve nasıl kullanacağız. Bağımlılık en temelde kişinin kullandığı ve yaptığı bir eylem üzerine kontrolü kaybetmesi olumsuz bir yaşam sürdürmeye başlamasıdır. Bağımlılığın iki ana gündemi vardır. Biri eylemsel bağımlılıklar diğeri ise kimyevi bağımlılıklar. Kimyevi bağımlılıkları algılamak ve öğrenmek çok kolaydır. Eylemsel bağımlılıklar hayatımızın içerisinde olduğu için algılanması zor oluyor. Alışveriş ve kumar bağımlılığı eylemsel bağımlılıklar kategorisinde karşımıza çıkıyor." dedi.

Teknoloji bağımlılığını, teknoloji kullanımında kişinin iradesini kaybetmesi olarak tanımlayan Memiş, devamında şunları anlattı: "İstanbul'da ortaokul çocukları üzerinde bir anket yapma imkânı bulduk. Çocuklara bilgisayar başında günlük geçirdikleri vakitleri sorduk. Bunun yanında günlük dizi izleme oranını sorduk. Hangi sosyal medyayı kullandıklarını sorduk. Maalesef oyun oynama oranında çok ciddi bir rakama ulaştık. Çünkü okulun olduğu dönemlerde ortaokul talebeleri asgari günlük bir ila 6 saat arasında oyun oynamaktadırlar. Dünyada oynanan birçok oyun Türkiye'de de aynı oranda oynanıyor. Hiçbir çocuk bilgisayarın başına oturayım 5-6 saatimi geçireyim diye oturmuyor. Sadece bir oyun oynayacağım, kısa süre kalacağım, 10-20 dakika arkadaşlarla oynayacağım diye oturuyor ama zihninde sürekli 5 dakika daha 5 dakika daha düşünceleriyle maalesef bu durumu kontrolsüz bir şekilde 6 saate filan çıkartabiliyorlar."

Ülke olarak telefon kullanımında çok ciddi bir oranın üzerinde olunduğunu belirten Memiş, “Dünyada en çok telefon ile görüntüleme yapan ülkelerden bir tanesi Türkiye'dir. Günlük ortalamamamız yaklaşık 24 saat süresince 2 bin 500 defa mobil telefonumuza bakıyoruz. Yüzde 5'lik bir rakam telefonu açmak ve mesaj atmak içindir. Geri kalan kısmı ise sosyal medya bildirimlerini kontrol etmek için yapılıyor, ya da telefondaki mobil uygulamasında oyun oynanıyor. Milli eğitim bakanlığıyla yaptığımız bir çalışmada öğrencilerde dikkat dağınıklığı hastalığı olduğunu gördük. Şu an ortaokul yaş grubu, lise yaş grubu ve ilkokul yaş grubunda neredeyse görev yapan öğretmenlerin birçoğu ağız birliği yapmış gibi bize şunu söylüyorlar:  'Öğrencilerimizde dikkat dağınıklığı sorunu var.' Dikkat dağınığı sorununun ise iki sebebi var. Bir tanesi fiziksel sebep ki bu az bir rakama tekabül ediyor. İkinci sebep ise uzmanların zihin kilitlemesi dediğidir. Yani çocuk gece yarısına kadar bilgisayarda oynadığı için zihni oynadığı oyuna ya da izlediği dizide ve telefonundaki bildirimlerine kilitli kaldığı için kendini derse veremiyor, odaklanamıyor. Süreli olarak bir ekranın önünde yüksek hareket ve renk tonajıyla gelen görüntülere alıştığı için bir öğretmenin karşısına geçip de ona yarım saat tahammül edemiyor." ifadelerini kullandı. (İlkha)

Etiketler:
Sende Yorumla...