KUR’AN SALDIRISINA TEPKİLER SÜRÜYOR
Yukarı

KUR’AN SALDIRISINA TEPKİLER SÜRÜYOR

KUR’AN SALDIRISINA TEPKİLER SÜRÜYOR
Bu içerik 359 kez okundu.

Avrupa’da her geçen gün İslam karşıtlığı artarken, özellikle son yıllarda cami, Kur’an saldırıları ise zirve yaptı.

Son Kur’an saldırısı geçtiğimiz gün İsveç’in Malmö kentinde yaşandı. Avrupa’da İslami değer ve kutsallara yönelik saldırılarda yaşanan artışa tepki gösteren Diyanet-Sen Batman Şube Başkanı Ahmet Cihan, Kur’an-ı Kerime yönelik yapılan saygısızlığı şiddetle lanetlediklerini söyledi.

Çirkin saldırının tüm insani değerlere yapılmış bir saldırı olduğunu vurgulayan Cihan, bunun siyonizm, faşizm ve haçlı zihniyetinin İslam dinine ve Müslümanlara duyduğu kin ve düşmanlığının bir göstergesi olduğuna işaret etti. Hak ve batıl mücadelesinde siyonist işgal rejimi ve işbirlikçilerin işledikleri zülüm ve barbarlığa sessiz kaldıkları için İslam aleminin zillete düştüğünü ifade eden Cihan, İslam’ın emirlerinden taviz vermeyen bir İslami cemaate, Kuran nesline ihtiyacın olduğunu belirtti.

“SAYGISIZLIK MÜMİNLERE KARŞI İŞLENMİŞ BİR CİNAYETTİR”

Cihan, “İsveç'in Malmö kentinde bir araya gelen aşırı, ırkçı, faşist bir grubun, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerime yönelik yapılan saygısızlığı şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Bu çirkin ve vahşice yapılan saygısızlık İslam alemine ve bütün insani değerlere yapılmış bir saldırıdır. Kur’an-ı Kerime barbarca yapılan bu çirkin saygısızlık Müminlere karşı işlenmiş bir cinayettir. Bu cinayet bu terör saldırısı bütün kutsal kitaplara yapılmış, maksadı aşan pravakator bir terör eylemidir. Bu saygısızlık, siyonizm, faşizm ve haçlı zihniyetinin İslam dinine ve Müslümanlara duyduğu kin ve düşmanlığının bir göstergesidir.” dedi.

“MÜSLÜMANLAR ZİLLET VE PERİŞAN HALDEDİRLER”

Kur’an-ı Kerimin bir hayat reçetesi olduğunu ifade eden Cihan, “İnsanın koruyacağı sınırları belirlemiştir. Bu sınırları aşmak haddini aşmaktır. Allah insanoğluna haddini aşmamayı emreder. İslam, izzet dini ve düzenidir. Asrımızın Müslümanları izzet ve şerefi Kur'an’da değil, batılda aradıkları için zillet ve perişan haldedirler. Müminler, Allah’ın yasakladığı bütün batıllara karşı tavır alarak direnmek ve İslam’ı savunmakla mükelleftirler. Bugün İslam coğrafyasında yaşanan olumsuzlukların yegane sebebi alimlerin, hak ve batıl mücadelesinde Hakkı tebliğ etmemeleri, Hakkı anlatan toplumun aktif elemanları olmamaları, siyonist ve işbirlikçilerin işledikleri zülüm ve barbarlığa sessiz kaldıkları için İslam alemi zillete düşmüştür.” diye konuştu.

“RESULULLAH’IN İNKARCILARA KARŞI TAVRI KESİNDİ”

Konuşmasının devamında Cihan, “Şanlı Peygamberimiz Mekke müşriklerini açıktan İslam’a davet ettiğinde zamanın önde gelen dinsiz otoriteleri, yetkili ve etkili çevreler ve imtiyazlı gruplar çıkarlarını kaybettiklerinden korktukları için, bu daveti kabul etmediler. İslam’a düşmanca tavır aldılar. İşkence, tehdit ve baskılara başladılar. Fakat Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) inkarcılara karşı tavrı kesindi. Hiçbir güç ve şantaj O'nu bu tavrından çeviremiyordu. Asla taviz vermedi. Durumunun ciddiyetini anlayan Mekke müşrik devleti Resulullah ile uzlaşma yollarını aradılar. Daru'n Nedve de alınan siyasi kararlara itaat etmesini ve kurulu düzene karşı çıkmamasını istediler.” ifadelerini kullandı. Cihan şöyle devam etti: “Allah’ın Resulu hiçbir zaman İslam’ın ilkelerini pazarlık konusu yapmadı. Mekke'de, zülüm, vahşet, cehalet ve işkencelerin zirvede olduğu o karanlık dönemde hem kendisine hem de müminlere büyük baskı ve tehditler olmasına rağmen İslam’ın ilkelerinden en küçük bir taviz vermedi. Şımaran azgınlara, azan zorbalara, sömürü ve faizci düzene hakkı tebliğ etmekten geri kalmadı. Tarih boyunca İslam davetçileri Allah’ın hükümlerini tebliğ etmiş, Hakkın hakimiyeti için çalışmışlardır. İnanan müminler büyük bedeller ödeyerek Kur'an’ın hükümlerini savunmuşlardır. Zerre kadar dinden taviz vermediler.” (İlkha)

Etiketler:
Sende Yorumla...