Yukarı

KÜLTÜREL MİRASIMIZ SULAR ALTINDA KALAMAZ

KÜLTÜREL MİRASIMIZ SULAR ALTINDA KALAMAZ
Bu içerik 232 kez okundu.

Batman’ın tarihi antik kenti Hasankeyf’in, Ilısu Barajının sular altında kalmaması için 3. Hasankeyf Küresel Eylem Günü, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Hasankeyf’te bir araya gelerek kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasına Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Belediye Başkanı Dr. Mehmet Demir , İl Genel ve Belediye Meclis üyeleri, HDP Yöneticileri, İngiltere Avrupa Parlamentosu üyesi Tulie Ward, Sivil Toplum Örgütler temsilcileri ve çok sayıda yerel ve ulusal basın temsilcileri katıldı.

Hasankeyf’in girişinde Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi ‘Hasankeyf Kültürümüz, Dicle Doğamız’ pankartıyla yapılan basın açıklamasında, UNESCO tarafından Dünya Mirası listesinde bulunan ve Ortadoğu’nun en sulak alanı içerisinde yer alan Mezopotamya’nın 12 bin yıllık bir tarihinin bulunduğuna ve birçok medeniyete ev sahipliği yaptığına dikkat çekildi.

İNTİKAM ALIRCASINA YOK EDİLMEK İSTENİYOR

Hasankeyf’in sular altında kalmaması için basın açıklaması öncesi konuşan Belediye Başkanı Dr. Mehmet Demir, Hasankeyf’ten adeta intikam alırcasına yok edilmek istendiğini, buna da birçok Uluslararası ülkenin sessiz kaldığını söyledi.

Eş Başkan Demir: “Neolotik çağın başlangıcı, Neolotik yaşamın kurulduğu yukarı Mezopotamya,  tarihin Altın Hilalini adeta intikam alırcasına yaşatılan trajedilerin bir devamı olarak Hasankeyf’te yok edilmek istenen o trajediye dikkat çekmek için burada bulunuyoruz.

Bütün dünyanın gözleri önünde üç maymunu oynayarak gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) verdiği karar gerek UNESCO’nun kültürel miras değerleri açısından 10’da 9’una sahip olan Hasankeyf’e karşı bu sessizliğin manidar olduğunu hepiniz bilmektesiniz.

Uluslararası kurumlar, her zaman olduğu gibi uluslararası hegemonik güçlerinin bir politikasının sonucu olarak Ortadoğu’da çıkarılmak istenilen ‘Su Savaşlarıyla’ tekrar bir cehenneme dönüştürülmek istenen bir politikanın sonucu olarak sessiz kalmaktadırlar.

Yapılmakta olan bu baraj ile 12 bin yıllık kültürel miras yok edilmektedir. 9 medeniyetin geçtiği ve sivil hayatın başlangıç merkezlerinden biri olan Hasankeyf’e neden bu kadar sessiz kalınmaktadır?Acaba bu durum biraz önce dile getirdiğimiz tarihin Altın Hilalden alınmak istenen intikamın bir devamı mıdır?Eğer Ilısu Barajının sulama barajı olduğunu iddia ediyorlarsa bunun doğru olmadığını biliyoruz. Çünkü şu anda bu barajın altında kalan alanın, sulanacak olan alanın bir buçuk katı olduğunu biliyoruz. Acaba baraj istihdam amaçlı olarak mı yapılıyor? Bunun da doğru olmadığını hepimiz biliyoruz. Burada 200’e yakın yerleşim yerinin yok edildiği, hepsinin göçe zorlandığını hepimiz biliyoruz. Acaba ekonomik midir? Onun da olmadığını biliyoruz. Çünkü GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) barajlar sistemi içerisinde en pahalı olan enerji birim yatırımı açısından en yüksek fiyata sahip olan ve üretim açısında da yüzde 37’lerde olan bir Karakaya Barajı yüzde 52, Atatürk Barajının yüzde 48 olduğunu düşünürsek bunun da verim açısından en düşük olduğunu biliyoruz.

Bunun da bir gerekçe olmadığına hepimiz şahit olmaktayız. O zaman acaba gerçekten yaratılmak istenen o su savaşlarının bir tetikleyicisi olarak mı başlatılmak isteniyor?

DURDURULMASINI TALEP EDİYORUZ

kültürel mirasın yok edilmesi değil, onun korunması için bu akıl tutulması durumundan vazgeçip, akl-ı selimin hakim olduğu bir anlayışla durdurulmasını talep ettiklerini anlatan Demir konuşmasını şöyle sürdürdü.

"Hepimiz biliyoruz ki, şu anda Suriye’de, Suriye’yi cehenneme dönüştüren asıl tetikleyici faktörün kuraklığın başlamasıyla beraber tarımsal hedeflerinin düşmesiyle beraber şu anda Suriye’de yaşanan durumu hepimiz şahit oluyoruz, görüyoruz. Bundan dolayı bu sonuca varıyoruz. Türkiye açısından acaba kendilerine ait olmayan bir kültürün yok edilmesi, kendilerine ait olmayan bir hafızanın yok edilmesi, o hafızanın hiçbir zaman hatırlanmaması, anılmaması için yapılan aynı zamanda bir girişim midir? Çünkü bir insan kendisine ait olan bir yeri bir kültürü, bir kültürel mirası, tüm varlığını ortaya koyarak sürdürmek ister. Onun için biz burada bütün bu faktörleri göz önünde bulundurarak gerek dünya hegemonik güçlerin gerekse de Türkiye’deki otoriter güçleri daha insancıl, insanlara kazandırabilecek bir kültürel mirasın yok edilmesi değil, onun korunması için bu akıl tutulması durumundan vazgeçip, akl-ı selimin hakim olduğu bir anlayışla bunun durdurulmasını talep ediyoruz.

Evet şu ana kadar büyük oranda büyük harcamalar yapıldı. Ama biz şunu da biliyoruz ki şu anda baraj gövdesinin bulunduğu jeolojik olarak Midyat’taki kireç taşının devamı olduğunu suların tutulmasının da zor olacağını hatta oradaki suyun geçirgenliğini engellemek için de şu ana kadar yapılan masraflardan daha fazla masraf yapılacağını göz önünde bulundurarak su tutulmasından vazgeçilmesini talep ediyoruz, herkesi bu konuda harekete ve duyarlı olmaya davet ediyoruz”

Milletvekili Ayşe Acar Başaran da Hasankeyf’in UNESCO’nun belirlediği 10 kriterden 9’una sahip olduğunu 10 Haziran tarihine kadar geri dönüşün olabileceğine vurgu yaparak Hasankeyf’in sahipsiz olmadığını belirtti.

Hazırlanan basın açıklamasında, Hasankeyf için henüz geç kalınmadığı, Ilısu Baraj Projesinin durdurulması istendi.(Haber Merkezi)

Etiketler:
Sende Yorumla...