Yukarı

MÜFTÜLÜK PERSONELİNE "AİLE OKULU" KONULU SEMİNERLER VERİLDİ

MÜFTÜLÜK PERSONELİNE
Bu içerik 53 kez okundu.

Batman İl Müftülüğü tarafından müftülük personelleri ve eşlerine yönelik "Aile Okulu" konulu seminerler verildi.

Batman İl Müftülüğünün organizasyonuyla Batman’daki müftülük personelleri ve eşlerine yönelik "Aile Okulu" konulu semineri verildi. Seminerler gün boyu sürdü.

İl Kültür Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen seminerlere, Diyanet İşleri Başkanlık Müşaviri Belgin Konarılı, Din İşleri Yüksek Kurulu Uzm. İdris Bozkurt, Batman İl Müftüsü Turgut Erhan, Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şemsettin Dursun, Batman Üniversitesi İslami İlimler Anabilim Dalı Başkanı Dr. Davut Okçu, Gazeteci Yazar Şehmus Temiz, müftülük personelleri ve eşlerinin katılımıyla gerçekleşti.

Batman İl Vaizi İbrahim Halil Yakut’un Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan seminerler, Batman İl Müftüsü Turgut Erhan açılış konuşmasıyla devam etti.

Erhan, "Din görevlileri olarak bu konuda kafa yoran ve çalışan, çabalayan, neslin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için çaba ve gayret sarf etmeliyiz. Diyanet İşleri Başkanlık teşkilatı mensupları olarak insanımıza, gençlerimize aktarabileceğimiz en önemli husus aile ve inanç bağlarıdır. Bu duygularla hepinize bir kez daha teşekkür ediyor ‘Aile Okulu’nun verimli bir şekilde geçmesini cani gönülden temenni ediyorum." dedi.

"AİLEDE KADIN VE ERKEĞİN BİRBİRLERİNE HAKLARI VE ALACAKLARI VAR"

Açılış konuşmasının ardından Din İşleri Yüksek Kurulu Uzm. İdris Bozkurt, "Kur’an ve Sünnet Perspektifinde Aile Olmak, Aile Kalmak ve Ailede Fıkhi Meseleler" konulu seminer verdi.

Hazreti Peygamberin, aile içerisindeki her bir ferdin kendisine düşen ödev ve yükümlülüklerinin olduğunu belirttiğini ifade eden Bozkurt, "Ödev ve yükümlülüğümüz, bir insan olarak bizim hayatımıza yön veren bizi amaçsız, gayesiz ve hedefsiz bir hayat değil de tam tersine bir amacı ve misyonu olan bir hayat sunuyor. Bir varlık olarak bu sorumluluk bilinci bize rehber oluyor. Görev ve sorumluluğumuzu yerine getirdiğimiz oranda da bizlerin bir takım hakları ve kazanımları var. Hak, kişinin maddi ve manevi kazanımlarına işaret ediyor. Ailede kadın ve erkeğin birbirlerine hakları ve alacakları var. Bir de birbirlerine karşı ödevleri var. Peki, hak mı öncedir yoksa ödev ve sorumluluklar mı öncedir diye kafa yorduğumuzda ödev ve sorumluluklarımız öncedir." ifadelerini kullandı.

Kadın ve erkeğin birbirlerinden helal ölçülerde istifadesini sağlayan unsurun nikah olduğunu belirten Bozkurt, "Ailede ya babayız, ya anneyiz, ya evladız, ya kardeşiz ve ya eşiz. Hangi rolde olursak olalım. Diğer bireylere ailenin diğer unsurlarına karşı mutlaka sorumluluklarımızın olduğunu biliyoruz. Aile olabilmek için öncelikle atmamız gereken adımlara dikkat etmemiz gerekiyor. Aile kadın veya erkeğin birbirleriyle ömür boyu bir hayat sürebilme adına yaptıkları bir sözleşmeyle, yani nikah akdiyle başlıyorsa o zaman o nikaha götüren süreci çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Kadın veya erkeğin birbirlerinden helal ölçülerde istifadesini sağlayan yegane unsurun nikah akdi olduğunu hepimiz biliyoruz." diye konuştu.

Konuşmasının devamında Bozkurt şunları aktardı: "Bu istifadeyi ömür boyu huzur ve mutluluk içerisinde sürdürebilmek için de mutlaka tedbir almamız gerektiğini de biliyoruz. Onun için evlilikten önce Kur’an ve sünnet perspektifinde aile olabilmek, hatta aile olabilmek kolay, aile kalabilmek belki biraz zor."

"DÜNYA MÜMİNLERİYLE BERABER BİZ BİR AİLEYİZ"

Ardından Diyanet İşleri Başkanlık Müşaviri Belgin Konarılı "Ailede Mahremiyet Bilinci, Çocukluk Döneminde Din ve Değer Eğitimi" konulu seminer verdi.

Mümin kadın ve erkeklerin birbirlerine iyiliği emir, kötülükten de sakındırması gerektiğini hatırlatan Konarılı, "Dünya insanlarıyla ve müminleriyle beraber biz bir aileyiz. Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidir. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Hiçbir zaman kadınlar ve erkekler birbirlerinin rakibi olmamıştır. Allah (celle celaluhu) katında her ikisi birbirine destek, hayırlı işlerde yarış ve bir bütün olmayı dilemişlerdir. Bunun köstekleri de var. 'Tebbet yeda ebilehep' de olduğu gibi kötü işlerde eşler birbirlerine yardım ederlerse o zaman da beraber cehenneme odun taşırlar. Bunu da unutmayalım. Kötülükte birbirimize destek değil, hayırlı işlerde birbirimize destek olalım. Bir hata yapıldığın da eşinin uyarmasıyla hatadan dönmesi gerekir." dedi. 

Konuşmasının sonunda Konarılı, "Müminlerin diğer Müslümanlarla ilişkisi de birbirlerine kenetlenmiş bir binanın tuğlaları gibidirler. Tuğlalarda bir parça eksik olursa soğuk gelir, yağmur gelir, cereyan yapar ve en önemlisi de mahremiyetimiz bozulur. Müminlerin hepsi bir binanın tuğlaları gibidir. Her bir tuğla bizim için çok kıymetlidir. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak da 140 bine aşkın personelle biz büyük bir aileyiz. Kurumsal sorumluluk için emanet ve ehliyete, temsil ve riyakâta, sadakat ve samimiyete, erdem ve şahsiyete ihtiyacımız vardır. Diyanet ailesinin de bozulmaması için emanet, sadakat, samimiyet, erdem, şahsiyet ve temsil kabiliyetine ihtiyacımız vardır. O yüzden aramızda birisi hata yaparsa güzel bir şekilde bu yanlışın yakışmadığını söylemeliyiz." ifadelerini kullandı. 

Müftülük tarafından düzenlenen seminerler öğleden sonra ise Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Şemsettin Dursun "Ailede Çalışma ve Çözüm Yolları" konusunu, Batman Üniversitesi İslami İlimler Anabilim Dalı Başkanı Doktor Davut Okçu "Ergenlik Döneminde Gençlerle İletişim" konusunu ve Gazeteci Yazar Şehmus Temiz ise "Aile ve Medya Okur-Yazarlığı" konusunu işledi.

Etiketler:
Sende Yorumla...