GÖZALTINDA İŞKENCE İDDİASI
Yukarı

GÖZALTINDA İŞKENCE İDDİASI

GÖZALTINDA İŞKENCE İDDİASI
Bu içerik 1573 kez okundu.

İnsan Hakları Derneği Batman Şube Başkanlığı yaptığı basın açıklamasıyla  Kozluk ilçesinde kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alınan zanlılara işkence yapıldığını iddia ederek işkencenin yasaklanması talebinde bulundu.

İHD Batman Şubesi tarafından yapılan açıklamada, " 19.07.2018 tarihinde Batman’ın Kozluk ilçesinde yaşayan iki aile arasında çıkan anlaşmazlık üzerine tarafları ayırmaya gelen kolluk görevlilerinin, gözaltına alınan H. A., B. A.,B. K. ve  H. A. isimli mağdurlar ''Kozluk Devlet Hastanesi acil giriş kapısında, hastanenin tuvaletinde darp edildikleri; Kozluk Emniyet Müdürlüğü’ne gidinceye kadar polis aracında kaba dayağa maruz kaldıklarını; Kozluk Devlet Hastanesinde görevli olan doktorun maddi gerçekleri yansıtmayan raporları düzenlediği uygulanan işkence, tehdit ve hakaretlerin Kozluk İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün nezarethanesinde de saatlerce devam ettiği, Kozluk Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldıkları, baskı altında olduklarından ve şüphelilere darp-cebir de kullanıldığından korktukları için yaşadıklarını anlatamadıkları , vermiş oldukları ifadelerin okumadan  veya okutulmadan  imza atmaları için baskı  uygulandığı'' şeklinde beyanda bulunarak İnsan Hakları Derneği Batman Şubesi’ne başvuru yapmışlardır. Mağdurlara ait fotoğraflar, gözaltına alınan kişilerle görüşen müdafinin beyanları gözaltına alınma ve karakola götürülme esnasında işkence ve kötü muamele yapıldığını teyit etmektedir.  İşkence, gerek iç hukuk gerekse uluslararası hukuk açısından mutlak olarak yasaktır. Bu yasak uluslararası hukukta normlar hiyerarşisi açısından üstün bir kural, başka bir deyişle buyruk kural niteliğindedir. Bu nedenle işkence yasağı hiçbir koşulda istisnaya tabi tutulamaz, işkence yasağının esnetilmesi için herhangi bir çekince ileri sürülemez.  Nitekim “İşkenceye Karşı Sözleşme” olarak anılan “İşkence ve Diğer Zalimane, Gayri İnsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi”nin 2. maddesinin 2. paragrafında da “Hiç bir istisnai durum, ne harp hâli ne de bir harp tehdidi, dâhili siyasî istikrarsızlık veya herhangi başka bir olağanüstü hâl, işkencenin uygulanması için gerekçe gösterilemez” denilmektedir. Keza benzer vurgular diğer uluslararası sözleşme ve belgelerde de yapılmaktadır: 'İşkence yasağı, savaş ya da ulusun varlığını tehdit eden bir tehlike nedeniyle dahi sınırlandırılamaz.' (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi md. 15/2), 'Ulusun yaşamını tehdit eden olağanüstü hallerde dahi devletler işkence yasağı konusunda yükümlülüklerini azaltamaz.' (Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi md. 4/2),  'İşkence veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da ceza, her koşulda ve özellikle de gözaltında, sorgulama sırasında ve kişinin terör eylemleri ile suçlanması ya da bu suçtan ceza almış olması durumunda dahi, mahkûmiyet kararına neden olan suçun doğası ne olursa olsun mutlak olarak yasaktır.'  (Avrupa Konseyi, İnsan Hakları ve Terörle Mücadele Rehberi, 11 Temmuz 2002, m.IV).  Tüm bu uluslararası düzenlemeler, Anayasa’nın 90. maddesi gereğince aynı zamanda birer iç hukuk kuralı niteliğindedir. Kaldı ki Anayasa’da da işkencenin yasak olduğu açıkça ifade edilmiştir: 'Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.' (madde 17, fıkra 3) ve  'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.' (madde 38, fıkra 5)  5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) işkence suçunu düzenleyen 94. maddenin gerekçesinde de 'Türkiye, taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerde işkencenin yasak olduğunu kabul ederek, işkencenin önlenmesiyle ilgili gerekli tedbirleri alma konusunda taahhüt altına girmiştir” denilerek bu yadsınamaz gerçeklik, yani yasağın amir hüküm niteliği bir kez daha vurgulanmıştır. İşkence mağdurlarının avukatı Adnan Durmaz aracılığıyla bugün Batman Cumhuriyet Başsavcılığına işkence suçunu işleyen şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. İşkence suçu kabul edilemez. Mutlaka bu suçu işleyen, gören, duyan  veya azmettiren kişilerin ceza almaları için tespit edilmeleri  gerekmektedir. Gayriinsani  muameleler bulunan şüphelilerin tespit edilmeleri  akabinde  ivedilikle cezalandırılmaları  gerekmektedir.  İnsan Hakları Derneği Batman Şubesi olarak, bu konuyu Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitelerine taşıyacağız.   Bunun yanı sıra TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu başta olmak üzere Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik kurumunu göreve davet ediyoruz, bu konuda gerekli başvuruları yapacağımızı ifade ediyoruz" denildi.

Etiketler:
Sende Yorumla...